Karma Sergi

18.11.2025 - 27.02.2026

Atlas Sanat Galerisi, kurulduğu yıldan bugüne gerçekleştirdiği sergilerden seçilen eserleri "Atlas Sanat Galerisi 20.Yıl Sergileri" başlığı altında bir araya getiriyor. Seçki, farklı zaman dilimlerinin geçişini simgelerken temasal çeşitlilikleri, özgün arayışları, değişimleri özetleyen yapıtları sunuyor. Yeni tema ve bakış açılarıyla insana, doğaya ve güncel dünyaya ait izlenimlerini kültürel bir miras olarak bırakan sanatçıların yapıtları yirmi yılın sürekliliğini koruyan bir mirasa dönüşüyor. Lütfü Günay, doğanın yumuşak, dingin görünümünü kuvvetli kontrastlarla tabakalaşmış boya katmanları içinde düşsel ve soyut bir dille resimler. Günay'ın Atlas Sanat Galerisi 20. Yıl Sergilerinde yer alan çalışması rengin salt bir yüzey unsuru değil, başlı başına bir varlık hali olduğunu hissettirir. Kompozisyon, belirgin bir figür ya da nesneyi betimlemez; bunun yerine renk bloklarının karşılaşmasıyla oluşan gerilim üzerinden bir anlatı kurar. Yoğun kırmızı ve koyu alan, içe doğru kapanan bir boşluk duygusu yaratırken; alt kısımda akışkan biçimde süzülen turkuaz ve toprak tonları yüzeyde zamansal bir iz bırakır. Resim tanımlı bir mekan sunmaktan çok duygusal bir topoğrafya önerir: yoğunluk ve hafiflik, sıcak ve soğuk, içe kapanma ve açılma arasındaki titreşimi görünür kılar. Atilla Atar'ın litografi tekniğiyle oluşturduğu baskı resimlerinde çevre felaketleri, savaşlar, patlama ve yıkımlarla ilişkili olaylara referans verilir. Sonsuzluk atmosferi içinde hareket kazanmış geometrik düzenler izlenir. Parçalanmış mimari formlar yukarıdan bakış hissi veren bir kompozisyon içinde kırılarak, üst üste binerek ve yer yer çözülerek izleyiciyi sabit bir perspektiften mahrum bırakır. Yapılar, tanıdık bir yerleşimi çağrıştırsa da, kesin bir coğrafyaya ait değildir. Kullandığı nötr ve toprak tonları çalışmalarına zamansız bir atmosfer kazandırırken mekansal çözülmeyi de derinleştirir. Zekiye Sarıkartal, kağıt üzerine yaptığı çalışmalarda toplumsal-kültürel yaşamın kendisinde bıraktığı izler ve oluşturduğu imgelerden hareketle izleyiciyi kadınlık ve çocukluğa ilişkin imgeler dünyasına çekmektedir. Kuru boyayla dantel gibi dokunan resim yüzeylerinde figürler ve çiçekler şefkatle, kırılganlık içinde bir masalın örgüleri olarak karşımızda durmaktadır. Sarıkartal, düşsel bir mekan kurgusu içinde varoluşun sonsuzluğunu ütopik bir mekandan ironik, olanaksız bir mekan kurgusuna dönüştürürken kaybolan ile hatırlanan arasında, boşlukta asılı kalan çiçeklerin narin dünyasında ürkütücü bir sessizliği hakim kılıyor. Seri resimleriyle bilinen Mustafa Salim Aktuğ etrafımızdaki nesnelerin olaylarla etkileşimlerinin renksel karşılığını eserlerine yansıtıyor. Çalışmalarında, rüzgârın yarattığı titreşimden, güneş ışığının enerjisine, yağmurun madde üzerinde bıraktığı ıslaklıktan, çevresel olaylara, sanatçının duyumsadığı etkilenimler görülür. Binbir çeşit yeşil, mavi, turkuaz, sarı, mor rengârenk katmanlılık içindedir. Yan yana gelen renklerin uyumları, karşıtlıkların oluşturduğu ritim, resimlerinin yapısını oluşturmaktadır. Bu bazen çok renkle, bazen de az sayıda, hatta tek renk ve tonlarıyla verilir. Doğa ve yaşamın her alanından etkilenerek kurguladığı resimler bir dışavurumdur. Canan Atalay, yalın bir sessizliği betimleyen çalışmalarında doğanın biçimleriyle, kendi iç dünyasının manzaralarını birleştiren çalışmalarıyla sergide yer alıyor. Her form içsel bir nefesin, dinginliğin ve sakinliğin izleridir. Sanatçı, güneş, ay, ev, dağ, deniz, gemi ve çiçek ile içsel diyaloglar kurar. Mavi ve turkuaz huzurun, turuncu güvenliğin, kırmızı yaşamın sıcaklığını taşır. Beyaz ise her şeyin kaynağı olan o sessiz alanı, sığınağı temsil eden bir örtüdür artık. "Sakin Hayatlar" a dönüşen eserleri, dış dünyanın karmaşasına, yorgunluğuna karşı iç dünyanın sessiz güzelliğini ve güvenliğini duyumsatır. Yoğun bir ilgi ve tutkuyla yapılmış eserlerden oluşan sergi belleğin bir parçası olarak Atlas Sanat Galerisi'nin 20 yılını özetliyor.