Tansel Türkdoğan (1966 - Antakya)
Simülasyon
Metin: Atilla İlkyaz
24 Sayfa
21.5 cm x 21.5 cm
"Sanatçı son serisindeki resimleriyle geniş yorum olanakları öneriyor; biçimlerdeki belirsizlik yani bildiğimiz bir nesne ya da figürü hemen çağrıştırmaması resimlerin pek çok okumaya açık birer yapıt olmalarını sağlıyor. Her bir resimde benzer motifler yineleniyor, böylece belirli bir karakter farklı evreleriyle karşımıza çıkıyor.”
(Atilla İlkyaz, "Alçak Sesle Söylenmiş Şarkılar...")


Simülasyon II
Metin: Dilek Şener
24 Sayfa
21.5 cm x 21.5 cm
"Jean-François Lyotard " bugünün sanatı anlatılması, görülmesi mümkün olmayan şeyleri dile getirmek ve göstermek çabasından başka bir şey değildir” diyordu. Yapılan işlerde duyumun olsun, anlatımın olsun sınırına gelip dayanılmıştı. Sınırın olanakları zorlanıyordu. Her şey bir deneye dönüşüyordu. Postmodernin, neo-avangartın taşıdığı gerçeklik buydu. Yoruma sonsuz güç ve olanak kazandıran da buydu. Bu nedenle günümüzde resimle ilgili olarak karşımıza çıkan iki temel sorun ve tartışma odağı var. Birincisi "sanatın sonunun” gelip gelmediğini sorguluyor. Diğeri ise bugün üretilen resmin felsefe ile yakin bir ilişki kurduğunu söylüyor. Eğer felsefe yorumlama demek anlamını taşıyorsa bu bağlamda "simülasyon/…mis gibi olmak” kavramı yoruma açık, izleyicinin bireysel açıklamalarına da olanak tanıyan ayrıcalıklı bir anlam kazanıyor. Ve sonuç olarak, Türkdoğan’in konu farklılığının kesin bir değişimden çok, üzerinde kafa yorduğu postmodernizmin kavramları serisinin irdelenmesinin devamı gibi yorumlayabiliriz. Önceki serilerde üzerinde yoğunlaştığı sahicilik, kimlik, maskelemeden sonra postmodernizmin tartışmalı alanlarından birisi olan "simülasyon” kavramına odaklanıyor. Sahicilik, gerçekliğin maskelenmesi, …mis gibi olmak, simülasyonun farkında olmak bu yeni serideki işlerin başlıca temasıdır. Resim dili açısından, deneyselliğe açık tavrı, kavramın üzerinde yoğunlaştığı konuları birbirinden ayırmaktan çok birbirine bağlanması anlamında değerlendirilebilir. Tansel Türkdoğan kendi üretimleri bağlamında deneyselliğin bir referans olduğuna inanıyor. Yeniye her zaman açık bir tavrın altının çizildiği bir yaklaşımdır bu cümlenin anlamı. Sanatçının "belirli bir birikimden sonra üsluplaşma, piyasa gibi kavramların üretim için ciddi tehlikeler oluşturduğuna” inancını vurguladıktan sonra sözü "simülasyon/…mis gibi olmak” kavramını izleyiciye irdelettiren resimlere bırakıyorum.”
1 Hasan Bülent Kahraman, Sanatsal Gerçeklikler, Olgular ve Öteleri, İstanbul, 2002, s.28
(Dilek Sener, Soruyorum: "Söyle Bize Her Şey Nasıl Başladı?")