Lütfü Günay (1924 - Çanakkale)
Zamanda Bellek İzleri
Metin: Canan Atalay
32 Sayfa
30 cm x 24 cm
"Günay, gazete kâğıtları, kum, kül, talaş, duvar afişleri, teneke, naylon, parçaları kullanarak soyut özgür kompozisyonlar oluşturmayı aynı heyecanla sürdürdü. Boyanın kendini ifade etme tarzını incelerken bile belleğine kazınmış imgelerle resimlerinin yapılışından ortaya çıkan anlamları, anıtsal boyutlara taşıdı. Daha çocukluk yıllarında, yamaca yaslanmış ve denize tepeden bakan bağlarının toprağından kardığı çamurlarla boğazdan geçen gemilerin modellerini yaparken denizin mavisini, gökyüzünü, zeytinlerin yeşilini içine çekip özümsedi. Sanatının temeline Çanakkale'nin yeşil ve maviyle bütünleşmiş atmosferi eşlik etti. 'Doğduğum kentimin ve köyümün doğası, beni bir ömür boyu besledi. Başka bölgelerde, başka ülkelerde ve coğrafyalarda da resimler yaptım... Ama dönüp dolaşıp hep beni var eden köyüme geldim' sözleriyle özlemini duyumsadığı yer ve zamanı hatırlayarak manzaralarını soyut çalışmalarını üretti. Günay, figüratif resimle soyut bir resmi bir akordeon örneği gibi iç içe yan yana sürdürmüş istisna sanatçılarımızdan biridir. İzleyiciyi konunun derinliklerine çekmek için kat kat boya yüzeylerinde derinlik yakalarken tuval üzerinde değişime uğramış boya, çay, pas, lekeleriyle doğanın yok olma ürküntüsünü duyumsatan sanatçı, sembolik anlamlarla bizi duygu ve mecaz dünyasına çekmeyi sürdürdü. Şehrin duvarlarını süsleyen afişler, sıvaları dökülmüş eski duvarlardaki lekeler, kendine özgü soyut mimarileriyle gecekondular, müzelerdeki antik buluntularından seçilmiş kimi ayrıntılar resimlerin yapılışından ortaya çıkan doğa kaynaklı imlerdir. Gökyüzü, ufukla birleşen ovalar, üst üste uygulanmış lekeler, kahverengiler içinde kırmızılar, sürekli olarak düşsel kurgular yapan sanatçının yaşam biçiminin yansımalarıdır. 'Zamanda Bellek İzleri' adlı sergisi sanatçının, tüm yaşadıklarının birbirlerine eklenerek zincirlendikleri sonsuz anların birikimleridir. Farklı dönemlerini simgeleyen çalışmalarından oluşan seçki, sanatçının belleğinde yaşayan simgelerin, algıların biçimlenmiş görünümleridir. Doğanın yumuşak, dingin lirik soyutlamaları, eski buluntulardaki yaşam izleri, kâğıt ve metal kolâjları, renkler arasında kuvvetli kontrastlarla tabakalaşmış boya katmanları, hareketli, ritmik düşsel soyut kompozisyonları doğayla bütünleşen sanatçının bellek izleridir."
(Canan Atalay "Zamanda Bellek İzleri")