Lütfi Özden (1974 - Manavgat)
Yığınak- Kent
Metin: Serap Emmungil
24 Sayfa
21.5 cm x 21.5 cm
"Resimlerdeki figürler cisim olarak aynı mekândalar ama birbirlerinden haberdar değiller. Birbirlerine karşı ilgisizler. Her biri kendi iç dünyasına kapanmış. Kimi birikmiş bir öfkeyi yansıtıyor, kimi bir hayvanın postunu ayırmakta, kimi duş alıyor, kimi ise sedyede yatıyor. Figürsüz resimlerdeki nesnelerin insansılaşmasının aksine, figürlü resimlerde, insan figürlerinin nesneleştiğini görüyoruz. Sanatçı bu noktada, sosyal yaşama katılımın da tercih dışı, zorunlu bir etkinliğe dönüştüğünü savunuyor. Fiziksel olarak mekânda yer tutan insanın yerini, kent mekânını dolduran diğer "şeylerin" alabildiğini ileri sürüyor. Ve şeylere yüklenen ruhsallıkla insana yüklenen nesnellik arasındaki çelişkiyi kent yaşamının trajik sonucu olarak görüyor.”
(Serap Emmungil, "İstila-Tahliye")


Tecrit
Metin: Cebrail Ötkün
24 Sayfa
21.5 cm x 21.5 cm
"Son resimlerinde sanatçı, yaşadığı kent imgesi üzerine yoğunlaşmış. Kentin gerçekliği, büyük çoğunluğa görünen gösterişli mekânlardan çok, yine kamusal alana ait, ama dikkat çekmeyen, izbe, biraz da ürkütücü ayrıntı imgelerle yansıyor resimlere. Sanatçı bu mekânlarda, içinde olması gereken insanı gizleyerek, saklayarak ya da göstermeyerek kıstırılmış, sıkışmış ve umutsuz kent insanının durumlarını gözler önüne seriyor. Herkese ait olduğu düşünülen kamusal mekânların sahibi insan, burada izleyen konumunda. Kamusal alanlar dediğimiz yerler herkese aittir. Kalabalık gelir ilk akla. Ama Lütfi’nin seçtiği bu mekânlar, engellerle dolu, hiç kimseye ait oluşlarıyla yansımış tuvallere. Fazlasıyla kente dair nesneler, göstergeler vardır, ama kentin gerçek öznesi olan insan yoktur. Varsa da ya güçlünün temsili olarak, güçlünün gücünü gösterdiği konumlardadır ya da olmaması gereken, kıstırılmış ezilen insanın halleri olarak yansımaktadır. Ama çoğunlukla yoktur. Kentin öznesi kentin kendisidir. Ya bir havalandırma mazgalıdır ya çöplüktür ya bariyerdir ya da neden orada olduğu bilinmeyen, sanki onu fark edeni ezen bir beton kütlesidir. Ağır kütleler renkleriyle birlikte, kalbinizi sıkıştırır, nefes almanızı engelleyebilirler. Resimlerdeki güçlü eleştirel tavır, slogan tuzağına düşmeden atmosfere yansır. Renkler, imgeler seçilmişlikleriyle kışkırtıcıdır; hiçbir şeye karşı değillermiş, olağanmış gibi dururlar, ama karşı koymanın ta kendisi olup çıkarlar.”
(Cebrail Ötkün, "Lütfi Özden’le Kentin Anaforuna Bakmak")